Ön yargı hakkında çok düşünüyorum.

Ön yargılarla büyütüldüm. Daha doğrusu, aile kadınlarının kanına işlenmişti ön yargılar. Nesilden nesile geçiyordu. Bir kadının çıkıp da “bu böyle gitmez” demesi gerekiyordu. Ailemdeki erkekler daha sakindi bu konuda. Onların ön yargılarını sezemezdiniz. Yoktur demeye dilim varmıyor, çünkü vardır elbette.

Sonra, annemle ben birbirimizi büyütmeye başladık bu konuda. Ve büyüdükçe, kendimi sorgulayıp hayata bakıyorum. Ön yargılarıma bakıyorum. Neden kendi kendimizin engeli oluyoruz ve neden kabullenmek bizim için bu kadar ağır bir eylem?

Ön yargının tanımlarına baktığımda, bir yerde “bir taraf tutma biçimi” yazdığını gördüm. Peki biz ya yanlış tarafı tutuyorsak?

Birileri zamanında bir taraf tutmuş ve peşinden gitmişiz. İyi demişiz, kötü demişiz. Ama demeden önce hiç “neden?” dememişiz.

Bugün kendime bakıyorum ve gördüğüm insan çocukluğumdan da ergenliğinden de çok farklı. Korktuğum insanlar farklı mesela, değer biçtiğim insanlar farklı. Önemli bildiğim olaylar farklı, “bu da geçer” dediğim olaylar farklı. Ve bu değişimin özünde hata yapmak var. Yani, hata yaptığını sanarak ön yargılı olduğun durumu yaşamak. Ve yaşadıktan sonra, normal olduğunu keşfetmek. Yine senin sen olduğunu bilmek. Bir an geliyor ve sen kınadığın, uzak durduğun o kişiye benziyorsun. Asla yapmam diyorsun, yapıyorsun. Eğer özünü şaşmadan sıyrılıp çıkabilirsen olaylardan, çoğunlukla “iyi ki yaşamışım” diyorsun. İyi ki yaşamışım, çünkü deneyimlerim arasında bambaşka bir şey kattım. Benden olmayanı da anlamama yardım edebilecek bir şey. Ön yargımı kırıp beni özgür bırakabilecek bir şey.

Şu an, deneyimlemediklerim için de ön yargı zincirlerini kırmaya çalışıyorum. Önceden öğretilen kalıplar düşüyor aklıma. Tamamen arınma elbette hemen söz konusu değil. Ama artık, aklıma ilk düşen fikri ve ilk hislerimi sorguluyorum; ben bu hissi ya da fikri, kimden edindim? Kendi gözlemim sayesinde mi bu fikri edindim yoksa yine birilerinin tarafını tutup karşımdakini yok mu sayıyorum? Böyle düşündükçe esnetiyorsun sınırlarını. Sahip olduğun şey, ön yargı değil; sana ait bir fikir oluyor artık. Kimse senin deneyimlerinle, aklında edindiğin düşüncelere karışamaz.

Ama hiç tanımadığın insanların kanına karıştırdığı fikirlerle yaşamak mesela, düşün; çok kötü.

Hayatın senin.

İzin ver düşünceler de yargılar da senin olsun.

CEVAP VER

nine − six =