TREND: CANLI YAYIN İÇERİKLERİ

Facebook, Twitter, Instagram gibi sosyal mecraların canlı yayın güncellemeleri getirmesi, canlı yayınların ne kadar popüler olduğunun bir kanıtı. Yavaş yavaş yükselen ve 2017 yılında çoğumuzun tıpkı stalk yapmak gibi bir bağımlılığı olan canlı yayınlar, trendler arasında yerini aldı. Kısaca canlı yayının yolculuğuna bir bakalım.

Live içerikler trend olmaya devam edecek gibi görünüyor.

2011 yılında,İngiltere’nin  medyatik prensi William, sonunda evleniyordu. Ve bu kraliyet düğünü Youtube’dan canlı yayınlandı!  Canlı olarak kraliyet düğününe dahil olmak elbette çok ilgi çeken bir şeydi. Youtube canlı yayınları o zmaandan beri biliyoruz. Şimdilerde TV kanalları da Youtube kanallarında canlı yayına girebiliyor.  İlk 360 derece canlı yayının da sahibi olan Youtube, yakın zamanda mobil canlı yayın imkanını da kullanıcılara sunmuştu.

2015 yılında ise tüm  bloglar, haber siteleri Periscope’dan bahsediyordu. Periscope nedir, nasıl kullanılır… Periscope canlı yayın alanında en popüle uygulamaydı ve kısa sürede çok fazla kullanıcıya sahip oldu. Periscope sayesinde sevdiğimiz bir ünlünün evine konuk olabiliyor, kendimizi ifade edebiliyor veya toplumsal olayları anında takip edebiliyorduk. Tıpkı Vine gibi, canlı yayın uygulaması kendi fenomenlerini bile çıkarmıştı, Kerimcan Durmaz gibi.

Periscope’u satın alan Twitter, rekabet ortamı içinde kendini sıyıracak bir yol bulmuştu. Twitter canlı yayın yolunu açarken Facebook durur mu? : ) Rakibinin bu hamlesine karşı denemelere giden Facebook da canlı yayın özelliğini devreye sokmuş ve 2016’nın mayıs ayına geldiğimizde bu özelliğini kullanıcılarına sunmuştu.

3-2-1, yayın! 🙂

Canlı yayına gösterilen ilgi, her yaştan her sosyal sınıftan ve dünyanın her yerinden başlatılan yayınlar o kadar ilgi çekiyordu ki Instagram’da getirdiği güncellemeyle canlı yayın özelliğini sundu.

Video içeriği hızla yükselmesine yetişmeye çalışan markalar, canlı yayın özelliğine göre aksiyon almak durumunda kaldılar.
Neden mi?

Gelin verilere göz atalım.

Facebook verilerine göre kullanıcılar canlı videoyu önceden kaydedilmiş videoya göre 3 kat daha uzun süre seyrediyor. İnternet kullanıcılarının %78’i Facebook’ta en az bir canlı video seyretmiş.

Twitter’ın her yıl yayınladığı Online Video Playbook yayınına göre canlı bir etkinlikten yayınlanan videolar marka beğenisini %63 oranında artırıyor.

Livestream ve New York Magazine’in birlikte yaptığı 2016 yılındaki bir araştırmaya göre insanların %80’i bir markanın blogunu okumaktansa canlı video yayınını seyredeceklerini ve %82’si ise bir markanın sosyal medya gönderisinden çok canlı video yayınının ilgilerini çekeceğini belirtiyor.

Aynı araştırmaya göre cep telefonundan isteğe bağlı video (VOD) seyretmek için günde ortalama 2,8 dakika, canlı video seyretmek için 3,5 dakika harcanıyor.

comScore’un bir araştırmasına göre ise internet kullanıcılarının %45’i ayda en az bir canlı video seyrediyor.

Bu verilere kayıtsız kalmak biraz zor. Canlı yayının henüz taze sayılabilecek macerası, önümüzdeki yıllarda popülerliğini koruyarak devam edeceğe benziyor. Çünkü canlı yayın, insanlara anında bilgi veren, en doğal duyguları geçiren ve yarattığı paylaşım hissiyle ruhu besleyen bir şey. Bir marka ya da ülkenizin bir ucundaki bir insanla o anı paylaşıyorsunuz. Anlık paylaşımları daha eğlenceli buluyoruz  çünkü daha hareketliler. Sosyal medya, durağanlığı sevmiyor ve canlı yayınlar sosyal medya insanının ihtiyaç duyduğunu dinamizmi veriyor.

 

veri kaynak

CEVAP VER

twelve + 8 =