Hayatımıza Giren Sanal Gerçeklik

Bu aralar herkes Google’ın yeni tanıttığı Google Earth VR’ı konuşuyor. Google Earth’ten tanıdık olduğumuz sokak sokak gezme eylemi, artık Google Earth VR ile daha gerçekçi.  Şehirleri kendi bakış açımızdan görmek, turistik sembollerin üzerinden uçmak, gönlümüzce gezmek mümkün. Tabi dünyanın büyüklüğünü düşünürsek, henüz tüm yerler bu gerçekçi deneyime dahil değil. Özetle; evimizi bu deneyimi yaşayarak bulamayabiliriz ama tarihi-turistik bir önemi olan merkez  bir şehri keşfetmek mümkün.

Haberi gördüğümde sanal gerçekliğin yaşamımıza ne zaman girdiğini düşündüm.  Öncelikle sanal gerçekliğin ne olduğu hakkında klasik bir giriş yapalım: Sanal gerçeklik,  çeşitli aracıları kullanarak, bilgisayarlar tarafından yaratılan üç boyutlu sanal bir gerçekliğe dahil olduğumuz, kendi gerçekliğimizden koptuğumuz bir deneyimdir. Yaratılan tasarımlar ne kadar gerçekçiyse, sanal gerçeklik deneyimi de o kadar güçlü olur. Ki, bu deneyimin esas amacı da olabildiğince gerçek hissedebilmektir aslında. 🙂 Şimdi  Google aramalarında zaman içinde sanal gerçekliğe gösterdiğimiz ilgiye ülke ve dünya genelinde bir bakalım.

dunya-geneli
Dünya genelinde sanal gerçeklik araması
tr
Türkiye genelinde sanal gerçeklik araması

2015’te grafikte minik kıpırtılar görsek de esas yükselişin bu sene içerisinde olduğunu görüyoruz. Yani bulunduğumuz sene içerisinde sanal gerçekliği duyduk, keşfetmeye çalıştık ve hayatımıza aldık. Webrazzi, Dijital Ajanslar, Campaign, Mediacat  gibi sektörü takip edebildiğimiz mecralarda sanal gerçeklik ile ilgili yazılar 2013 gibi yayımlanmaya başladı. Çünkü markalar yavaş yavaş arttırılmış gerçeklikle bütünleşiyor, uygulamalarında buna yönelik adımlar atıyorlardı. Sanal gerçekliğe ısınma turları attık ve zamanla tanıştık.

Oyunlarda sanal gerçeklik

Facebook sosyal VR deneyiminin ilk demosu

Sanal gerçeklikle ilgili geliştirmeler ise tüm hızıyla devam ediyor. Belki de, hatta bana göre  bu yeniliği birden hayatımıza karıştıran sadece haberlerde izlediğimiz ve ulaşamadığımız bir teknoloji olmamasıydı. Etkinliklerde, fuarlarda sanal gerçeklik deneyimini yaşayabildik.  Tıpkı yeni bir telefon alır gibi, sanal gerçeklik gözlüğü  alabildik. Vodofone’un şu reklamını hatırlarsınız:

 

Sanal gerçeklikle ilgili hiçbir fikri olmayan herkese, ne olduğu hakkında esprili bir şekilde bilgi veren ve nasıl ulaşılacağı konusunda yönlendirme yapan bir reklamdı.  Sanal gerçeklik, oyun, reklam,eğitim, mühendislik vb. birçok alanda kullanılabilecek, geliştirilebilecek bir platform.  Bu sebeple yeni yeni tanımaya başladığımız bu sanal dünyanın içine daha çok karışacağız gibi. 🙂 Sanal gerçeklikle ilgili gelişmeleri takip etmeye devam edin, kendinize iyi bakın!

CEVAP VER

4 + 8 =