Umut ve umutsuzluk yaşamımızda nerde olduğumuzu ve nerede olacağımızı büyük ölçüde etkiliyor. Umut hayatta tutuyor mesela.  Hani bir depresyon deneyinden bahsedilir;  su dolu kaplara konulan fareler çıkmaya çalışırlar. Uğraşırlar, uğraşırlar… 15. Dakikadan vazgeçerler. Daha sonra bilim adamları, fareleri 13. Dakikada alıp kurulayıp suya geri atarlar. Bu sefer bizim pes etmeye meyilli farelerimiz 75 dakika yüzerler! 75 dakika! Umut bir canlıyı işte böyle hayatta tutuyor.

Peki ben umutlu muyum?

Siz umutlu musunuz?

Bir tanıma göre : ‘Umut, gelecek ile ilgili bir amacı gerçekleştirmede sıfırdan fazla olan beklentilerdir.’

İnsan bu beklentilerini belirli bir zamana çizgisine koyar. Bir amacın gerçekleşmesi uzadıkça umudumuzun yitmeye başlar. Umut-umutsuzluk,-depresyon üçgeninde yaptığım okumalarda farkında olmadan umudumuzun varlığını belirleyen, hepimizin geçtiği düşünce aşamalarına denk geldim. Umut duygumuzu geliştirirken ölçtüğümüz şeylerden biri yetenek veya şansımız. Yeteneğimiz varsa, kendimize inanırız. Yeteneğimiz yok mu? E, şansımız var… Kendinizi şanslı sayıyorsanız umutlu bir insansınız.

Yetenek ya da şansınıza güvenmiyor musunuz?

O zaman ben bir başlık ekliyorum ve diyorum ki ‘başkalarının size olan inancı.’

Kendimi bildim bileli,  kendime güvenmekte zorluk yaşıyorum ve hayatla savaşıyorum. Kendimi çoğu zaman bir şişenin ağzında hissediyorum, eğer şişenin kenarından kendimi atabilir de kurtulursam her şeyin yoluna gireceğine inanıyorum. Umutsuzluğum ilgi çekme amacıyla süslenmiş bir his değil, hamurumda varolandır, derindendir.

Ama iyi haber; sizi harekete geçiren ve umut etmenizi sağlayanlar var. Bana çoktan o şişeden çıkmışım hissi veren,destek olanlar. Kendimi gerçekleştirme peşinde, dengesiz bir halde ama çok çalışarak ilerliyor ve kendimle bir kavga sürdürüyorum. Bu kavgayı kaybetmemek içinse yapabileceğim tek bir şey var: Umutlu olmak.

Peki siz ne düşünüyorsunuz? Yaşadığınız zorluklar ve hayatınızın dönüm noktalarında aldığınız tavırda umudun etkisi nedir?

 

 

CEVAP VER

four × one =