Yaratıcı Düşünceyi Üretmek ve Geliştirmek

Herkese merhaba. İddialı bir başlık ile konuya girdiğimin farkındayım. 😀 Aslında bu yazı tam olarak, bir şeyler üretmek istediğimizde kilitlenip kalmamız veya hep aynı süreçleri yaşadığımız için ortaya benzer işler çıkardığımız dönemlerle ilgili. İnternette yaratıcı düşünceyi geliştirmekle birçok yazı bulabilirsiniz. Ben de bu yazıyı, hem kendim okuyup öğrenerek kendimi geliştirmek için bulduğum bilgiler ile hem de bu zamana kadar kendi yaptığım , bana iyi gelen yöntemler ile oluşturacağım.

Bu yöntemleri sadece reklam yazarı nasıl fikir bulur çerçevesinde düşünmeye gerek yok. Diyelim bir ödeviniz var ama öyle bir tıkandınız ki başlayamıyorsunuz. Ya da kendi kendinize bir sürü fikir buluyorsunuz ama uygulamaya geçiyor bir türlü. Ben de bu dertlerden muzdaribim ama gelin bu yazıyla cesaret alalım, zamanımızı verimli kullanıp ortaya bir şeyler koyalım.  😀

Yaratıcı Düşünce
Yaratıcı Düşünce

Cesaret demişken, ilk maddemiz cesaretimizi yaratıcılıkla geliştirmek.

Belki de her şey burda başlıyor. Adım atmamızı kendimiz engelliyor, kendimize güvenmiyoruz.  Yaratıcı dediğimiz fikirlerden daha yaratıcı olanlar, karanlıkta bekliyor olabilir.  Ve bizim yaratıcı dediklerimiz, tanıdığımız en cesur insanlar olabilir. Bu yüzden fikri yaratmaktan çok ortaya çıkarmak önemli. Karşılaştığımız tüm engelleri de yaratıcılığımızı teşvik eden bi’ unsura çevirmemiz gerekiyor. Size  geçirdiği kazadan sonra yatağa mahkum olan Frida Kahlo’yu hatırlatmak isterim. Boyaları, fırçası ve yatağının üzerine astığı ayna ile eserlerini sürdürmüştü. Yatağa bağımlıyken, ruhunun nasıl özgür kalabildiğini hatırlayın. Yani, başımıza ne gelirse gelsin cesur olmak ve adım atmak zorundayız. Bunun ne kadar zor olduğunu biliyorum. Ben hala çok cesur biri sayılmam ama güvenli alanımın ve korkaklığın getirdiği rehavete çok kapıldığımı fark ettim.  Artık içimden gelen düşünceyi söylüyor, uygulamak için fırsat ve zaman yaratıyorum. Risk almaya ve rahatlığımdan vazgeçmeye başladım.  Daha mutlu hissettiğimi söyleyebilirim. Mutlu hissedince ise daha çok fikre ve harekete açık olmaya başladım.

İş-yaşam dengesi elde etmek/elde etmek için çalışmak

Çok yakın bir zamanda, arkadaşım okuduğu kitaptan bahsetti bana. Kitapta genel olarak bahsedilen şuymuş: ‘Gelecekte nasıl biri olmak istediğinize bugün karar verin ve çalışın. Çünkü gelecekteki kendinizi bugünden yaratmaya başlıyorsunuz. ‘  Aslında bu madde tam olarak bununla ilgili. Yaratıcı insanlar bir hayat tarzı seçerler ve o hayatı yaratabilmek için çalışırlar. ‘Ne olursa yaparım, aman bundan vazgeçemem ama şöyle olmak isterim’ fikirlerinden uzaklaşmamız gerekiyor. Neyi daha iyi yapmak istiyorsak, onun için vakit ayırmak ve bize engel olacak şeylerden vazgeçmemiz gerekiyor. Bunu yaptığımızda hedefimize odaklanıyoruz ve aslında bu sayede daha yaratıcı oluyoruz. Bunu yapmak da en az ilk madde kadar zor bunu biliyorum ama ilk maddeyi başarırsak bunu da yapabiliriz bence. : )

Geri bildirimleri dinlemek

İnsanları dinlemek her zaman faydalı bir eylemdir. Geri bildirimleri dinleyim bir süzgeçten geçirmek, sonuca varmamızı ve kendimizi yönlendirmemize yardımcı olacaktır. Olumlu-olumsuz tüm geri bildirimleri dinleyin. Elbette içlerinde çok rahatsız edici hatta haksız bulduğunuz düşünceler olacaktır. Ancak duyduklarınızın kaynağını sorgulamaya başladığınızda size faydası olacaktır.

İlham almak

Bu şekilde yazınca çok ‘parası neyse verelim alalım’ diyeceğimiz bir şey gibi oldu ama… 😀 Aslına bakarsanız, beğendiğimiz fikirlerden, insanlardan yola çıkabileceğimiz anlamına geliyor. Biliyorum biraz fikir çalmak gibi geliyor kulağa ama unutmayın, Facebook’un bile çalıntı fikir olduğu yönünde iddialar mevcut.  Dikkatli incelediğiniz zaman başta esinlenme olduğunu düşünebilirsiniz ancak Facebook sadece başladığı gibi kalmamış, Mark Zuckenberg’in yaratıcılığı ile şekillenmiş ve gelişmiştir.  O yüzden beğendiğimiz fikirlerin peşinden gitmemiz de pek de sorun yok, tabii üstünü kendi fikirlerimizle doldurduğumuz müddetçe. : )

Not Almak

Bu benim hayatımda her zaman var olan bir şey. Bir şey dinlerken, izlerken mutlaka not alın. Notlarınızı okuduğunuzda hatırladıklarınızla yazdıklarınız arasında ciddi bir fark oluşturduğunu göreceksiniz. Herkeste nasıl olur bilmiyorum ama ben not alırken kağıt kalem kullanmaktan yanayım. Bilgisayarı açıp yazmak çok pratik biliyorum ama kalemle daha akıcı ve özgür hissediyorum. Bilgisayar ekranı karşısında kafamı toparlayamayıp tıkandığım çok oluyor. Ben kalemci tayfadanım. J

Enerjinizin yüksek olduğu anları değerlendirin

Hayatımda sıklıkla karşılaştığım bir durumdan yola çıkarak bu maddeyi ekledim. Bazen bir şeyler üretmek zorunda olduğunuzun farkındasınızdır. Ama ne zaman işin başına otursanız kendinizi bıkkın hissedersiniz, uyursunuz hatta. 😀 (Ben hep uyurdum çünkü….) Açıkçası ilgilendiğimiz konuya hiç bakmayıp son gün tepesine oturduğumuzda sonuç pek de parlak olmayabiliyor. Kendinizi iyi hissettiğiniz anları değerlendirin. Bazen uykunuzu almış olarak uyanırsınız, bazen arkadaşınızla geçirdiğiniz günden dolayı çok keyiflisinizdir. İşte o anları sadece sosyal ağlarda turlayarak doldurmayın. Bir üst maddede belirttiğim gibi, en azından projenizi düşünüp üzerine notlar alın. Bazen aldığınız notlar sizi o kadar heyecanlandıracak ki, bir bakmışsınız işinizin başındasınız. J

Öğrenmeye devam edin

Açıkçası hepimizin yaptığı yanlışlar var. Okuldan mezun oluyor ve iş hayatına başladığımızda tamamen rutinlerimize odaklanıyoruz. Bu rutinlerin dışına çıkın. İşinizle ilgili daha dolu biri olmak çok önemli ama benim önerim farklı alanlara da açılın. Ben son dönemlerde sanat tarihinden hoşlanıyorum mesela.  Bir tane sektör dergisinin yanına bir de ‘Rönesans Ressamlarının Hayatı’nı alabiliyorum. Farklı alanlardan beslenmek,aslında işimizi daha iyi yapmamızı ve daha yaratıcı olmamızı sağlıyor. Çünkü beynimiz hiç beklemediğimiz anlarda, son derece ilgisiz bulduğumuz bilgilerin birbiriyle ilişki kurmasını sağlıyor ki bunun tek bir anlamı var: Yaratıcı yepyeni bir fikir!

 

Bu adımlarla başlayan yolculuk, sizin kendinizi keşfinizle şekillenecektir. Tüm maddelerden daha önemli olan şeyse, kendimize inanmak. Kendimizden vazgeçtiğimizde hiçbir öneri bizi kurtarmıyor çünkü.

Herkese  keyifli hafta sonraları diliyorum, hoşça kalın! J

CEVAP VER

seventeen + three =